İnsanın fiziksel faktörlere karşı bedensel savunma mekanizmaları olduğu gibi, strese karşı da ruhsal savunma mekanizmaları vardır. Bedensel savunma mekanizmaları (örneğin akyuvarların mikroplarla mücadelesi) nasıl ki biz farkında olmadan gerçekleşirse, ruhsal savunma mekanizmaları da tamamen bilinç dışı olarak gerçekleşirler.
İşte bu ruhsal savunma mekanizmalarından birisi de mizahtır. Yani kişi, kendisinde gerilim oluşturan ve açıkça ifade edemediği düşüncelerini, espri kılıfında ifade edip rahatlamaya çalışır. Tabii bu süreç bilinç dışı gerçekleştiği için, kişi normalde neden öyle bir şaka yaptığının, bu şakayla hangi saklı duygularını dile getirip rahatladığının farkında değildir. Bu konuyu anlatma amacım da bu zaten: Farkındalık oluşturmak. Yani hem kendi yaptığınız şakaların altında yatan gerçeklerle yüzleşmenizi, hem de birisi size şaka yollu bir şeyler söylediğinde, onun aslında neler düşündüğünü anlamanızı sağlamak.
Şakaların altındaki gerçekleri görmenin yolu ise çok basittir. Tonlamaları, mimikleri ve gülümsemeleri bırakıp, sadece söylenen sözleri kağıda döktüğünüzde, alttaki düşünce, gözünüzün önünde demektir.
Bir örnekle açalım: Geçenlerde bir dostumun işyerini ziyaret ettim. Arkadaşlarıyla sohbetteydiler. Bu arada bir tanıdıkları daha geldi. Gruptan birisi o şahsı görünce şaka yollu, “Sen hala ölmedin mi?” dedi. Herkes gülüştü tabii.
Arkadaşıma döndüm ve “Sanırım aralarında gizli bir düşmanlık var; ölmesini isteyecek kadar hatta.” dedim. “Abartma ya, şaka yaptı sadece.” dedi.
Arkadaşıma sordum: “Gerçekten sevdiğin birini düşün. Babanı, çocuğunu vs. Ona böyle bir şaka yapar mısın?”
Bir an düşündü. “Asla yapmam.” dedi. “Galiba haklısın.”
Uç bir örnekle devam edelim: Siz sahabelerin Resulullah’ı görünce “Yine mi sen çıktın karşıma ya Resulullah? Bir kurtulamadık senden.” gibi bir şaka yaptıklarını hiç duydunuz mu? Tabii ki hayır. Olsa olsa bir münafık böyle bir söz söyleyebilir. Peki neden? Zira kişi gerçekten, samimiyetle sevdiği birisine, böyle bir sözü, şakayla bile söylemez. Öyleyse, bu tip bir şakayla karşılaştığınızda biraz düşünün derim.
Bir örnek daha versek yeter herhalde: Arkadaş sohbetinde bir şahsa "Evliya mısın mübarek?" diye takıldığınızda eğer keyifle gülerek ve güya espri havasında "Ne sandın? Büyük evliyayım ben." dediyse, kendisini gerçekten evliya zannediyor demektir; emin olabilirsiniz.
Çünkü unutmayın ki, şakalarımızı bilinç altımızda hazır bekleyen malzemelerden yaparız, hiç aklımıza, hayalimize gelmeyen şeylerden değil. Eğer bir kişiye için için kırgınsak, ona olumsuz içerikli şaka yapmamız çok muhtemeldir. Bir tanıdığınızla tenha bir yerde yürürken durduk yere (ve tabii şaka havasında) "Burada seni bıçaklayıp gidermişim." dediyse, zihninin nelerle meşgul olduğunu ve size bakış açısını anlayın bir zahmet.
Eğer derseniz ki, “Her şakada...” şeklinde genelleme yapmak, biraz abartılı değil mi?
Cevaben derim: Haklısınız, zira bütün genellemeler tehlikelidir. Ama isterseniz buna siz karar verin. Biraz gözlem yapın sohbetlerinizde, çok ilginç şeyler bulacaksınız, eminim. Denemesi serbest.
Yorumlar
Yorum Gönder