Soru: Son zamanlarda yaratıcıyı inkar eden ateizm ve "bir yaratıcı var, ama dinler uydurma" diyen deizm akımları çok fazla konuşulur oldu. Kamuoyu yoklamalarında ülkemiz nüfusunun en az %5'inin bu iki yönelimden birinde olduğu ve gençlerde bu oranın daha da yükseldiği görülüyor. Sizce bunun sebebi nedir? Cevap: Böyle bir yönelimin olduğu açık. Bunun sonucu dindar kesimde oluşan tedirginlik de ortada. Ancak burada bazı temel noktaları atladığımızı düşünüyorum. Öncelikle şunu hatırlamak lazım ki, ateizm eski bir terim sayılabilir ama, deizm tanımı son zamanlarda gündeme girdi. O yüzden de yeni bir akımmış gibi algılanıyor. Oysa ateistler gibi deistler de tarih boyunca vardı. Belirli bir isimleri yoktu sadece. Örneğin 30-40 yıl öncesinde de "Yaratıcıyı inkar etmiyorum ama dini konular ilgimi çekmiyor." diyenler epey çoktu. Şimdilerde ise bu insanlar, yaşam biçimlerine felsefî bir anlam katan 'deizm' tanımını sevdiler ve yaşam tarzlarına bir ideoloji...
Çok sorulan ama az cevaplanan bir soru vardır, tanıdıklarım da bana sık sık sorarlar: "Bazı akıl hastaları gaipten sesler işitiyor, hatta hayaller görüyorlar. Bu hastaları doktora götürdüğümüzde 'psikoz' türü bir hastalığının olduğu ve bunun ilaçla düzelebileceği söyleniyor. Ama biz 'hocalık' bir durumdan şüpheleniyoruz ve hastayı bir de hocaya götürüyoruz. Hoca da 'Buna bir cin musallat olmuş. Ben çıkarırım, doktor gerekmez.' diyor. Hoca doktoru, doktor hocayı kabul etmiyor. Biz de arada kalıyoruz. Bir açıklama lütfen." Önce hekimliği bir tarafa bırakıp, duruma bir müslüman olarak bakalım: Cinlerin varlığına inanıyoruz. Gerek Kur'an ayetleri, gerek hadisler, 'cin' denilen, farklı yaratılışta, normalde göremediğimiz, ama bazen insanları etkileyebilen varlıklardan bahsediyor. Üstelik hadis kitaplarında cinlerin bazı rahatsızlıklara sebep olabildiği de geçiyor. Mesela bayılmaları olan bir hastanın peygamberimize getirildiği, onun dua ok...